Wednesday, 23 November 2011

burning with desire for a kiss

Crush insanıma olan saplantım iyice coştu. Onu görebileceğim yalnızca birkaç gün kaldığını düşünmek içimde fena halde bir 'longing' hissine yol açıyor.

Longing: özlem, hasret, arzu.

İngilizce tanımı: a yearning desire.

İnsan hiç sahip olmadığı bir şeyin hasretini çekemez aslında. Arzu daha doğru sanırım. Böyle bir 'tadamazsam orta yerimden çatlayacağım' hissi.

(Sesini çok beğeniyorum. Her şeyini çok beğeniyorum. Ama en çok sesini.)

Şu son günlerde mucizevi bir şeyler olmazsa gerçekten çatlayacağımdan korkuyorum. Hakkında çok az şey bildiğimden bir adım atamıyorum (aslında pek "ilk adım insanı" olmadığımdan atamıyor olmam daha olası). O yüzden bazen keşke bir anlığına ne düşündüğünü bilebilseydim diyorum. Bilememekten oluyor bu. Gay midir, değil midir, sevgilisi var mıdır, o da aynı şekilde hissediyor mu falan.. Bunlardan emin olmadan hareket edemiyorum malesef. Çok istemişimdir her hoşuna giden insana karşı ilk adımı atan ve karşılık bulamayınca umursamayan biri olmak, ama değilim. Öyle işte.

Keşke İngiliz bilim adamları bir sistem geliştirse, iki kişi birbirinden karşılıklı olarak hoşlanıyorsa kafalarında ışık falan yansa, böylece herkes kimin ne hissettiğini bilse.

10 comments:

Homo Frigidus said...

Marslı bir telepat tanıyorum yönlendireyim sana yardımcı olsun.

insearchofwind said...

Birini görebilmek adına sürekli aynı mağazadan alışveriş yapmam oldukça masraflı olmaya başladığından beri şu ışık olayını bende düşünmeye başladım :) Çünkü O kişinin her defasında "ödemenizi ben alabilirim" cümlesine deli gibi yalnızca tebessüm ediyorum. :(

zerofeelings said...

- Marslı telepat çok astronomik fiyatlara çalışmıyorsa anlaşabiliriz.

- Benimkinden bişey çıkmadı ama o kadar alışverişin bir sonuca bağlanır umarım :) Zamanında ben de Starbucks'ta çalışan birinden hoşlandığım için günde 3-4 kez gider olmuştum, kafeinden ellerim titriyordu sürekli.

insearchofwind said...

Sorun şurda aslında "Elde edildiğinde sıradanlaşır mı?"

zerofeelings said...

Şu ana kadar elde ettiğim hiç bir insanın eli elime değdiğinde midemin takla atmadığını göz önünde bulundurursam, muhtemelen evet. Bu insanları bu kadar etkileyici yapan elde edilmemiş olmaları bence.

insearchofwind said...

Ulaşılmaz olanın peşinde kendi sınırlarına yolculuk :)

zerofeelings said...

Ya ama ben ulaşmak istiyorum :) napıcaz

insearchofwind said...

Ulaşmanın sırrı; kendi sıradanlığından uzaklaşmak.

" Kendi sıradanlığından uzaklaşmak" ile kastetmek istediğim şey,
sadece her zaman davrandığın gibi davranmaman gerektiği. (sıradan olduğunu kastetmedim yanlış anlaşılmasın.)

zerofeelings said...

Oh my, daha girişken biri olmam gerek o zaman belki de :)

insearchofwind said...

"Language is never innocent."
Use your speech ability.